Ana Sayfa  »  Haberler  »  Haber Detay

BASIN BİLDİRİSİ - ORMAN YANGINLARI

         Orman yangınları için ülkemiz büyük fedakarlıklara katlanmaktadır. Her yörede yangın gözetleme kuleleri yapılmış, ilk müdahale ekipleri oluşturulmuştur. Ekipler yangın söndürme ile ilgili çeşitli malzeme, teçhizat, araç gereç ve arazözlerle donatılmıştır. Ayrıca yangın mevsiminde çok sayıda helikopter görev yapmakta, zaman zaman da uçak kiralanmaktadır. Orman teşkilatında yangın önleme konusunda bilimsel ve teknik gereklere göre yetişmiş yeteri kadar deneyimli uzman eleman da bulunmaktadır. Yangınlarda başarılı olabilmek için bu insan kaynağından en iyi şekilde yararlanmak gerekir.

         Tüm bu yatırımlar sonucu yangın söndürme konusunda başarılı olması gereken ortam yaratılmıştır. Buna rağmen, yangınlar neticesinde büyük orman alanları yok olmaktadır. Ayrılan ve gerçekleştirilen çok büyük bütçelere karşın orman yangınlarıyla yetkin bir mücadele gerçekleştirilebildiğini söylemek olası değildir.

Özellikle sahil bölgelerinde ve nüfusun yoğun olduğu yörelerde yangın çıkmasını önlemek olanaksızdır. Çünkü ormanlarımızın yaklaşık % 60’ı yazı sıcak ve kurak geçen Akdeniz ve Ege bölgelerindedir. Bu ormanların büyük çoğunluğu yangına hassas olan kızılçam ve karaçam ağaç türleri ile kaplıdır.

         Orman yangınlarında başarılı olunabilmesi için derneğimiz yıllardır aşağıdaki önlemlerin alınmasını önemle vurgulamaktadır.

  •    Yangına hassas yörelerde görev yapan işletme müdürleri ve işletme şefleri siyasi tasarruflarla sık sık değiştirilmemelidir. Yangınla mücadelede siyasi polemikler bir kenara bırakılarak, öncelik yangın çıkma olasılığının azaltılması için uzman elemanlar yetiştirilmesi ve görevlendirilmesi konularına verilmelidir. Yanan orman alanlarının gerçeğinden daha küçük gösterilmesinden vazgeçilmelidir. Orman yangının çıkmasından ve büyümesinden ormancı çalışanlar sorumlu değildir. Canı pahasına yangınla savaşan meslektaşlarımıza hiç kimsenin eleştiri yapmaya hakkı yoktur. Eğer bu süreçte ihmali ve hatası olan yöneticiler varsa, açıkça sorgulanmalıdır.
  • Ülkemizde orman yangınları ile mücadele, yangın çıktıktan sonra söndürmeye ve en az maddi hasarla yangını bertaraf etmeye yönelik tedbirler içermektedir. Uzman elemanlar yetiştirilmesi ve görevlendirilmesi yanında, yangını önleme ve söndürmeye yönelik araştırma birimleri kurulmalı, böylece elde edilecek bilgilerin uygulayıcılara aktırılması sağlanmalıdır.
  • Yangınla mücadelede temel mühendislik yaklaşımı yangını en küçük alanda sınırlamak değil, mevcut imkanlarla en emin ve güvenilir koşullarda sınırlandırmak olmalıdır.   Alan gözlemleri yapılan sınırlandırma müdahalelerinin aceleci olduğunu ve bunun istenilenin aksine yangının büyümesine, morallerin bozulmasına ve çalışanların aşırı derecede yorulmasına neden olduğunu göstermektedir.
  • Geçmişte ormanla iç içe yaşayan ve yangında ilk müdahaleyi yapan Orman Muhafaza Memurlarının okulları kapatılmış, sayıları azalmış, kalanlar da merkezlere çekilmişlerdir. Orman ve köylü ile ilişkileri kalmamıştır. Orman Muhafaza Memuru Okulları yeniden açılmalı, orman yangınlarında organizasyon ve orman köylülerini yangına yönlendirme konularında etkili olan bu birimin güçlendirilmesi, bu konudaki başarının artmasını beraberinde getirecektir.
  • Ancak şu konuya da değinmek gerekir. Son yıllarda orman yangınlarının söndürülmesi çalışmalarında istihdam edilen işçiler hizmet alımı şeklinde temin edilmektedir. Bu da orman köylüsü ile orman teşkilatı arasındaki bağın kopmasına ve orman köylüsünün yangınlara eskiden olduğu gibi cansiperane bir şekilde müdahale etmemesine sebebiyet vermektedir. Yangına müdahale ve söndürme birimlerine alınan personelin hizmet alımı yöntemi ile değil orman köylülerinden alınarak temin edilmesi gerekir.
  • Yangınlar konusunda deneyimli olmayan bakan, bakanlık üst düzey yöneticileri, yerel yöneticiler (vali, kaymakam, belediye başkanı vb görevliler) yangın söndürme çalışmalarına yangın amiri gibi direkt müdahale etmemelidir. Bu durum yangınlarda organizasyonun bozulmasına ve yangınların daha da büyümesine neden olmaktadır.
  •      Türkiye’¦nin bulunduğu coğrafi konumda orman yangınları tamamen önlenemese de, ülke nüfusunun bilinçlendirilmesi ve alınacak önlemlerle orman yangınlarını ve olumsuz sonuçlarını, en aza indirmek ülkemizin geleceği ve sürdürülebilir ormancılık faaliyetleri açısından son derece önemlidir. 27.06.2016

TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ

                                                                     YÖNETİM KURULU

 


28.06.2016

Bu yazı 1077 kez okundu...